Assos

Kaz Dağları’nı ve Assos’u doya doya yaşayabilmeniz adına size özel birbirinden keyifli turlar hazırladık; yine de şimdiden sizi nelerin beklediğini görmeniz için aşağıda bu yerlerden sadece birkaçını sıraladık. Özel turlarımız hakkında bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Görüşmek üzere!

BÜYÜLEYİCİ KAZ DAĞLARI KÖYLERİ

Adatepe Köyü

Kaz Dağlarının batı yamaçlarında bulunan Adatepe Köyü, tarih boyunca Truva , Leleg, Midilli, Pers, Atina, Roma, Selçuklu, Osmanlı hakimiyetleri görmüş ve bunların izlerini taşıyan eşsiz bir köydür. Adatepe, insanı kendine hayran bırakan taş evleri ve dar sokakları ile size harika kareler sunar; giderken fotoğraf makinenizi yanınızda götürmeyi unutmayın. Adatepe Köyü’nün sokaklarını gezdikten sonra denize bakan tepesinde Zeus Altarı’nın eşsiz manzarasının keyfini çıkarıp köyün meydanındaki asırlık Çınar ağacının altında Türk kahvenizi içip yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

Yeşilyurt Köyü

Kaz Dağları'nın eteklerindeki bir başka eski yerleşim yeri ise en batı kısmında yer alan Yeşilyurt Köyü'dür. Adatepe Köyü'nde olduğu gibi burada da hayranlık uyandıran eski taş evler, tipik Ege kasabası havasındadır. Önceleri Rumlar'la Türkler'in beraber yaşadığı bu köyde Rum kilisesinin temelleri köyün alt mahallesinde olup, halen kullanılan caminin ustaları da Rum ustalardır. Köy halkının çoğunluğu Yörük olmasına rağmen göçerliği unutmuştur. Köyün halkı Kaz Dağları'nın genel geneleçim kaynağı olan zeytincilikle geçinir.

Tahtakuşlar Köyü

Tahtakuşlar Köyü’nün yerlilerinin geçmişi 13. yüzyıla kadar uzanmakta. Köyün çevresi geziler için hayli zengindir. 1574 metre yükseklikte bulunan Sarıkız tepesine jeep, minibüs, traktör gibi altı yüksek araçlarla çıkabilir; havanın açık olduğu zamanlarda zirveden efsaneleriyle nam salmış Baba tepe, Marmara Denizi ve Edremit Körfezi de görebilirsiniz. Tabii yine efsanesiyle meşhur, doğa harikası Hasan Boğuldu ve Sutüven Şelaleleri de gezi yerleri arasında bulunuyor.

TARİHİ ANTİK KENTLER

ATHENA TAPINAĞI

Antik kentin en yüksek noktasında bulunan Athena Tapınağı Arkaik dönemde Anadolu’da yapılan ilk ve tek dor düzenindeki tapınaktır ve sadece iki basamaklı podyum, günümüze ulaşabilmiştir.Tapınağın yıkıntılarının arasından doğan günün ilk ışıkları, Edremit Körfezi’nin manzarasıyla birleştiğinde neden bu harika mekanın tapınak için seçildiğini anlayabilirsiniz. Sütunların üzerindeki kabartmaların bir kısmı Boston Müzesi, Louvre Müzesi ve İstanbul Arkeoloji müzesinde saklanmaktadır.

AGORA

Antik Yunan kentlerinde toplumsal hayatın merkezi konumunda olup geniş bir açık alanı bulunan dini, ticari ve politik faaliyetlerin gerçekleştiği kamu binalarının etrafında yer aldığı alanlara Agora denilirdi. Assos Agora’sı Helenistik dönemde yapılmış olup Agora tanımının tüm özelliklerini taşımaktadır. Antik kentin güneyinde bir teras üzerinde yer alan Assos Agora, Midilli ve Ege Denizi’ne hâkim bir konumda yer almaktadır. Batı kapısından girildikten sonra kıvrımlı bir yoldan geçerken önce Gymnasium karşınıza çıkar; yolun devamında ise Agora’ya ulaşırsınız. Assos Agora’sının hemen giriş kısmında Agora tapınağı yer alırken, doğu kısmında kent meclisi ve yerleşim yerleri yer almaktadır.

APOLLON SMINTHEUS TAPINAĞI

M.Ö.150 yıllarında Ion stilinde yapılan bu tapınak, Athena Tapınağı’ndan sonra Troas’ın (Biga Yarımadası) en önemli ikinci kutsal alanıdır. Önemi Anadolu’daki bilinen Apollon kültleri içerisinde fare simgesiyle karşımıza çıkan tek örnek olmasıdır. En dikkat çekici yanı ise, konusunu Homeros’un İlyada destanında anlatılan Troya Savaşı’ndan alan kabartmalarıdır. İlyada anlatımlarının çeşitli çağlarda vazolar üzerinde, duvar resimlerinde ve mermer lahitlerde betimlendiği görülmüş, ancak bir tapınakta, ilk kez Apollon Smintheus’da rastlanmıştır. 120 metre uzunluğundaki kabartmaların şu ana kadar sadece 24 metrelik kısmı ortaya çıkarılmış olsa da bu kısımlar bile insanı büyülemeye yetecek güzelliğe sahip.